ZEYTIN GÖZLUM BU KARARA İNANMA

ZEYTIN GÖZLUM BU KARARA İNANMA

Bu başlığı atarken kaybettiğimiz bir çok haklarımız için verdiğimiz çeşitli  mücadeleleri düşünerek, aslında ‘’zeytinliklerimiz kurtuldu’’   diye sevinirken, yarın hayal kırıklığı yaşamayalım diye düşündüm.

Önemli bir zeytin ülkesi olarak, milyonlarca zeytin ağacımızın katledilmesine karşı çıkmak için özellikle Ege bölgemizde üreticilerin, kurumların, derneklerin mücadeleleri sonucunda kamuoyunun haklı tepkileri dikkate alınarak tasarı geri çekildi. Henüz tehlike geçmiş değil.

Tasarı Tarım Bakanlığı’na aktarılmış ve yeniden değerlendirilecektir. İşte tam da  bu aşamada kamuoyu oluşturmak, nere de yaşıyor olursak olalım, bu drenişi yapan, zeytinliklere sahip çıkan herkese destek vermek zorundayız. Zeytin ağacı kutsaldır, zeytin berekettir, barış sembolüdür,  ilaçtır, insanlığa şifadır.

Dünyanın en önemli zeytin üreticisi olduğumuzu unutmayalım. Zeytinyağının yok edilerek, bize sentetik yağları satmak istediklerini unutmayalım. Zeytin alanlarının, enerji ve sanayi yatırımlarına açılmakla birlikte ranta kurban edileceğini unutmayalım.

Tarım bakanlığında gerekli düzenlemeler yapılıp, şimdilik rafa kaldırılsa da gelecekte bu projenin yeniden hayata geçeceğini unutmayalım. Ne kadar çok zeytinyağı tüketip, bahçemize, balkonumuza ne kadar çok zeytin fidanı dikersek o kadar çok güçleneceğimizi unutmayalım. Sesimizi ne kadar çok duyurursak,  o kadar çok etkili olacağımızı unutmayalım.

Daha çok zeytin ekelim, daha çok zeytinyağı kullanalım, daha çok çevremize duyuralım. Bu direniş önemliydi, kamuoyunun tepkileri üzerine, tasarının geri çekilmiş olması bizi çıktığımız yolda yarıda bırakmamalıdır.

Bir çok olayda, birlik olamamaktan şikayet ederken, şimdi zeytin konusunda elde edilen bu başarıyı tam olarak amacına ulaştırmak zorundayız.

Zeytinliklerimizi daha da çoğaltarak, çocuklarımıza miras olarak değil,  emanet olarak bırakmak zorunda olduğumuzu unutmamalıyız.

Kesin karar verilene kadar bu direniş bitmemelidir. Bu yüzden  diyoruz ki ;   ‘’Zeytin gözlüm bu karara inanma”

 

Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi mesela, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani bütün işin gücün yaşamak olacak. Yaşamayı ciddiye alacaksın, yani o derecede, öylesine ki, mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, yahut kocaman gözlüklerin, beyaz gömleğinle bir laboratuvarda insanlar için ölebileceksin, hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, hem de en güzel en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğin halde. Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yanı ağır bastığından.

 Büyük usta Nazım’ın şiirinde dediği gibi yetmişinde bile zeytin dikeceksin..