Sabiha Gökçenden Atatürk hk. Videosu ve Anılar

Sabiha Gökçen ‘den Atatürk hk. videosu
Sabiha Gökçen :
#Atatürk ‘ün insan tarafı çok fevkaladedir.
Şefkati fazlaydı.
1973
VİDEO LİNKLERDE ↓
https://twitter.com/selcuksofta/status/849865043571245057
https://www.facebook.com/34SelcukS/?hc_ref=NEWSFEED
ATATÜRK ANILAR

 ANILARI HASTALIĞI

Doktor Asım:
– Atatürk’ü istasyonda gördüm, dedi. Doktor olarak durumunu beğenmedim.

Arkadaşları da burnunun kanadığını söylediler.

Ben kanamanın burnundan olduğa nü sanmıyorum; görünen duruma göre, bir karaciğer kanaması olması akla daha yakın.

Eğer böyle ise, durum vahimdir, dedi.

Dünya başıma yıkıldı sandım. Geceyi güç geçirdim. Sabahleyin erkenden Çankaya’ya gittim.

Odaya girince bana gülümseyerek baktı ve:
– Hayrolsun, ne var? diye sordu.
– Hastalığınızı merak ediyorum, dedim.

Yorulmanızda endişe ediyorum..

Bana iki yabancı uzman tavsiye ettiler.

Çok yetkili kimselermiş. Eğer izin verirseniz, kendilerini Türkiye’ye davet etmek ve sizi görmelerini sağlamak istiyorum. Bunu ricaya gelmiştim.

Kaşlarını hafifçe çattı. Biraz düşündü. Böyle bir davetin politik tesirlerini hesapladığı belli idi:

– Ortalıkta, Hatay meselesi var.

Hastalığım dışarıda duyulursa iyi olmaz… Bu noktayı değerlendirmek lazım dır.

Sen Neşet Ömer’le konuş. Burada zaten Tıp Kongresi yapılıyor. Gelip bir muayene etsinler. Bakalım onlar ne diyecek? Sonra düşünürüz, dedi.

İsmet BOZDAĞ

DÜŞMANDAN KAÇILMAZ

Düşman 18 Mart Donanma Saldırısı’nda başarısızlığa uğraması üzerine, karadan zorlama yapmak üzere Boğaz dışındaki adalarda yığınak yapmaya koyulmuştu.

25 Nisan 1915’te tanyeri ağarırken Arıburnu ve Seddülbahir bölgesine ilk düşman birlikleri çıktı.

Arıburnu’na çıkan kuvvet, gözetleme taburunu püskürterek sonradan Kemalyeri adı verilen yere kadar ilerledi.

Düşman çıkarmasını haber alan Mustafa Kemal, Conkbayırı yönünde yürüyen düşmana karşı ordudan emir almayı beklemeden kuvvetlerini harekete geçirdi.

Birliklerine kendisi yol bularak Kocaçimen Tepesi‘ne vardı.

Askerlerine orada kısa bir dinlenme vererek, atla gidilemediği için, yanındakilerle yaya olarak Conkbayırı’na geldi.

Orada cephaneleri bittiği için çekilen ve düşmanca kovalanan bir gözetleme bölüğüne rastladı.

Devamını Mustafa Kemal anlatıyor:
– Niçin kaçıyorsunuz? dedim.
– Efendim düşman…

– Nerede düşman?
– İşte diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler.

Gerçekten de düşmanın bir avcı hattı 261 rakımlı tepeye yaklaşmış, serbestçe ilerliyordu.

Düşman bana askerlerimden daha yakın. Düşman bulunduğum yere gelse kuvvetlerim pek kötü duruma düşecek.

O zaman, bir mantıkla mıdır, yoksa bir içgüdü ile mi, bilmiyorum, kaçan erlere:
– Düşmandan kaçılmaz dedim.
– Cephanemiz-kalmadı, dediler.
– Cephanemiz yoksa süngümüz var, dedim. Ve bağırarak,

– Süngü tak, dedim. Yere yatırdım.

Aynı zamanda Conkbayırı’na doğru ilerleyen piyade alayı ile Cebel Bataryası’nın erlerini marş marşla benim bulunduğum yere gelmeleri için yanımdaki emir subayını geriye saldım.

Erler yatınca, düşman da yere yattı. Kazandığımız an, bu andır.

Falih Rıfkı ATAY