Kıbrısın Önemi

Kıbrısın Önemi – Kıbrıs’ın benim hayatımda ayrı bir yeri vardır.

Vatani görevimi yapmam nedeniyle 15 ay boyunca adada kaldım ve çok ilginç anılar yaşadım.

Düşünün 15 ay adada kalmama rağmen denizi bir kez dahi görmedim.

Askere gidene kadar il dışına dahi çıkmamışken; Vatan görevi nedeniyle ülke değiştirmiştim.

Bir yanda memleket hasreti,diğer yanda aile özlemi.

Bu garip duygular içerisinde vatan görevimi tamamladım.

Acısıyla tatlısıyla bu kadar anısı olan vatan toprağının bizim için hayati önemini bir kez de ben yazmak istedim.

Belki yazımızı okuyan, sesimizi duyan arkadaşlarımız olur diye düşündüm.

Kıbrıs’ın Türkiye’ye uzaklığı sadece 65 km.dir. Ada’nın en büyük stratejik özellikleri

1-İsrail ve Suriye’nin liman ve sahil güvenliğini kontrol etmekte oluşu.

2- Boğazların ve Süveyş kanalının emniyeti.

3- Ortadoğu petrolleri ve petrol nakliyatının kontrolü.

4- Doğu Akdeniz’de bir uçak gemisinin füzeler için rampa görevi yapabileceği.

5- Ada çevresinde bulunan zengin doğalgaz ve petrol yatakları.

İlk akla gelen bu özellikler nedeniyle stratejik ve ekonomik yönden öneme sahip olmasının yanı sıra, güvenliğimiz açısından hayati öneme sahiptir.

Güney Anadolu ile Mezopotamya”ya geniş açı ile hâkim durumda olan, Orta Doğu”ya açılmak ve oraları kontrol etmek isteyen devletler için vazgeçilmez bir üs olarak görülmüştür.

Bu özelliği ile hem bölge devletlerinin hem de bölge-dışı devletlerinin her zaman ilgisini çekmiştir.

Ada”nın değerini belirleyen asıl özellik, ticaret yollarına ve stratejik bölgelere olan yakınlığıdır.

Kıbrıs Adası Akdeniz”in doğusunda en az 270 derecelik açıyla Ortadoğu”ya ve 360 derecelik bir açıyla da Kuzey Afrika”ya hâkim bir duruma sahiptir.

Diğer yandan Kıbrıs”ın kuzey kıyısı, Türkiye”nin tüm Akdeniz sahilinin kontrolüne imkân sağlamaktadır.

Ortadoğu”da etkili bir konuma gelmenin bir yolu da Kıbrıs adasının stratejik amaçlı kullanılmasıdır.

Bu nedenle İngiltere dünyadaki kendi yönetimindeki ve denetimindeki birçok üssü kapatmasına rağmen Kıbrıs”taki üslerine büyük önem vermektedir.

Çünkü Kıbrıs Adası gerektiğinde askeri bir yığınak bölgesi, hava kuvvetleri için mükemmel bir üs, insanlı ve insansız istihbarat ve karşı istihbarat faaliyetleri için çok önemli fırsatlar sağlamaktadır.

Yakın gelecekte Kıbrıs ile Türkiye”nin önemi daha da artacak ve dünya siyasetinin temel yörüngesine enerji ve su politikaları oturacaktır.

Türkiye, Ortadoğu bölgesindeki en verimli ve kullanılabilir su kaynaklarına sahiptir.

Fırat nehri üzerinde kurulan bir dizi barajdan elde edilen hidroelektrik enerjisi, Türkiye genelinde ve bu bölgeden kurulmakta olan endüstri için hayati bir önem taşımaktadır.

Ayrıca Türkiye”de petrol üreten kuyuların tamamı bu bölgede bulunmaktadır. Kerkük-Yumurtalık Petrol Boru Hattından geçmektedir.

2006 yılında tamamlanan Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattıyla beraber diğer doğalgaz ve petrol boru hatlarının İskenderun körfezine kadar uzanması, bölgenin ve Kıbrıs”ın stratejik önemini bir kat daha artırmaktadır.

Enerjinin ve endüstri ürünlerinin dünya pazarlarına İskenderun ve Mersin limanlarından ihraç edileceği dikkate alındığında, İskenderun Körfezi yakın bir gelecekte bir enerji terminali ve bir ticaret üssü durumuna gelebilecektir.

Türkiye”nin güvenliği, milli çıkarı açısından Kıbrıs Adası”nın taşıdığı stratejik önemdir.

Çünkü Türkiye”nin güvenliği, Kıbrıs”ın başka bir gücün elinde bulunması, Türkiye”nin güneyden kuşatılması anlamına geleceğinden, Ada”nın hâkimiyetinin ya Türkiye”nin elinde olması ya da başka bir güç tarafından tehdit unsuru sağlamayacak şekilde bir statüde olması gerekmektedir.

Doğu Akdeniz”de hareket serbestliği Kıbrıs”ın güvenilir olmasına bağlıdır.

Son zamanlarda ki en büyük sorun ise, gerek Türkiye”nin gerekse Kıbrıs”ın AB ile olan ilişkilerinden kaynaklanmaktadır.

1999 Helsinki Zirvesi”nde Türkiye, Avrupa Birliği”ne aday ülke olarak kabul edilirken önüne konan şartlardan bir tanesi de Kıbrıs konusunun dört yıl içinde bir çözüme kavuşturulması isteğidir.

AB Kıbrıs sorunun çözümünde Türkiye”yi tek taraflı olarak yükümlülük altına sokmakta, Yunanistan”ı serbest bırakmak suretiyle Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti”ni sıkıntıya sokmakta ve bütün çözümsüzlük yolları tamamen bu iki ülkeden kaynaklanıyormuş gibi muamele uygulamaktadır.

Kıbrıs konusunun da kesin bir çözüm getirilmeden Rum kesiminin AB”ye alınması, Kıbrıs”taki iki halkı, Türkiye”yi, Yunanistan”ı ve AB”yi genel olarak bölgedeki barış ve istikrarı etkileyecek krize neden olabilecektir.

Ayrıca Rum kesiminin AB”ye alınması karşılıklı çözüm sürecini yavaşlatmaktadır.

Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk de adanın Türkiye açısından önemini; 1930 yılında Akdeniz bölgesinde gerçekleştirilen bir askerî manevra esnasında subaylara yöneltmiş olduğu bir soruda vurgulamıştır.

Atatürk, tatbikatın sonunda subaylara “Türkiye”nin yeniden işgal edildiğini ve Türk kuvvetlerinin sadece bu bölgede mukavemet ettiğini farz edelim.

İkmal yollarımız ve imkânlarımız nelerdir? “şeklindeki sorusuna tatmin edici bir yanıt alamayınca haritada Kıbrıs”ı göstererek “Efendiler, Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece, bu bölgenin ikmal yolları tıkanmıştır.

Kıbrıs”a dikkat ediniz! Bu ada bizim için çok önemlidir.”sözleri ile Kıbrıs“ın önemini işaret etmiştir.

Atatürk’ün de çok açık bir şekilde ortaya koyduğu gibi Türkiye’nin Kıbrıs’a karşı yüklendiği uluslararası yükümlülükleri olmasa bile, Türkiye kendi sahillerinin güvenliği açısından Kıbrıs’ın düşman elinde bulunmasına izin veremez.

Sedat DOĞRUER

    1. Meltem Haziran 18, 2017

    Yorum Yap