Bu Bir İltifat Yazısı Değildir

Bu Bir İltifat Yazısı Değildir

Bu halka malolmuş bir gazetecinin, bir yazarın halkı aydınlatma görevinin yanında, onlarla olan iletişiminin, sohbetinin, insanca tavrının bir anlatımıdır.

Banu AVAR ’la yaptığımız ikinci söyleşimizde  onu dinleyelerin ciddiyeti, ilgisi, sıcaklığı görülmeye değerdi.

Demoratik kitle örgütlerinin, her siyasi görüşten yönetici ve üyelerinin  katılımıyla yüzlerce insanla tek yürek olduk.

Siyaset üstü bir toplulukla, sen ben demeden, tek derdi vatanın bağımsızlığı olan, ‘’ben ne yapabilirim’’ i  kendine soran gerçek vatan severlerle  bir bütün olduk.

Her söyleşiden sonra ‘’neden sizi ekranlarda görmüyoruz ? diye, yine çok soru soruldu.

Ve biliyoruz  ki;  doğru söyleyeni dokuz köyden kavdular.

Banu AVAR ‘’sınırlar arasında’’  adlı programı devam ederken 2007 yılında ‘’BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ’’ başlıklı bölüm henüz kurgu aşamasındayken  işine son verildi.

2008-2010  yılları arasında TRT’de  büyük değişiklikler  yapıldı.

Tepeden tırnağa bir değişim yaşanıyordu.

Cemaatçilere  ait kanalların sayısı hızla artarken, cemaate yakın kişilerin yaptıkları programlar için ciddi paralar ödeniyor, anlaşmalar yapılıyordu.

Banu AVAR’ın programının yerine başka bir program konmuş ve Amerika’dan gelen bir sunucuya  bırakılmıştı.

Bugün düşman oldukları  Fetöcülerle,   şiirli,  sohbetli programlar hızla çoğalıyordu.

Bugün geldiğimiz noktada; Büyük Ortadoğu Projesi’ne  yıllar önceden dikkat çeken, Banu AVAR  yazdığı kitaplarla.

Programlarla üzerimizde oynanan oyunları ekranlarda olmasa da yurdun dört bir yanında halkla buluşarak, hiç bir siyasi partinin gölgesinde kalmadan anlatmaktadır.

Bombalar atılırken, Kilis’te,  hava şartlarından uçuşlar iptal olurken o yine yollarda, Adana’da, Ankara’da yurdun dört bir yanında.

Halkın içinde olmak, onlara dokunmak, paylaşmak, onları dinlemek için çalışmaktadır.

Üniversitelerin, Demokratik Kitle örgütlerinin davetleriyle yurdun her yerindedir ve  ona ulaşmak hiç de zor değildir.

Kitap fuarlarında ve bir kaç söyleşi programında bulunduğumda gözlemlediğim en önemli nokta, onu izlemeye gelenlerin mutlaka.

En az bir kitabını okumuş  olmaları, televizyon programlarını bilenlerin özellikle onu televizyon ekranlarında yeniden görmek istemelerinde ki ısrarlarıdır.

Siyasetin bu kadar çok kirlendiği bir ortamda, hala partilere  göbekten bağlı bir toplum kültürümüz mevcut.

Ülkenin kurtuluşunu mutlaka siyasi bir partinin ve liderin varlığına bağlayan toplum, güvenilir kişileri doğal olarak  siyasette görmek istiyorlar.

Sadece ülkemizde değil, dünya siyasetini de iyi bilen Banu  Avar’ ın siyasette neden yer almadığını onu dinleyen ve kitaplarını okuyanlar iyi bilir diye düşünüyorum.

Bize Avrupa gerçeğini en iyi şekilde örnekleriyle anlatan, her zaman için kuklalara değil kuklacıya bakmamız gerektiğini öğreten.

Banu Avar,  örgütlü olmaya, birlik olmaya verdiği önemi her söyleşisinde  olduğu gibi bugün yine  ulus olma duygusuyla  bize yaşattı.

Vatanımız için, tam bağımsızlığımız için büyük emek harcayan Banu Avar  toplumun her kesiminde, her siyasi görüşten.

Etnik kimlikten, kültürden, her yaştan insanın kucakladığı, saygı duyduğu ve söylediklerini önemseyip takip ettiği  değerli bir aydınımız.

Sadece gazeteciliği, yazarlığı değil onu Banu AVAR yapan en büyük özelliği kimseyi ötekileştirmeden, girdiği her ortamda, insanlarla olan yakın ilişkisi,  samimiyeti,  sohbeti ve insani tavrıdır.

Onun bilgi birikimi, deneyimleri, öngörüsü Türk halkına olan güveni, özellikle gençlerle olan iletişimi  bizim örgütlü toplum olmamızda yararlanmamız gereken en önemli hususlardır.

Ders niteliğinde ki sözlerinden alınacak en güzel mesajlar şunlardı…

*Kültürümüze sahip çıkalım.

*Tarihimize, insanımıza sahip çıkalım.

*Kimseyi ne sebeple olursa olsun, ötekileştirmeyelim.

*Mahallemizde, sokağımızda  birbirimize güvenelim.

*Köylümüze, çitfçimize, üreticimize  destek olalım.

*Milli beraberliğe, Milli iradeye inanalım, güvenelim.

Bugün yine dersimiz insanlıktı, Vatan’dı, Millet’ti, birlik ve beraberlikti.

Bugün yine tam bağımsızlık için tek ses,  tek yürek olduk.

Bir olduk, Diri olduk !!

Ne kadar çok olursak, o kadar  güçlüyüz, yenilmeyiz, bükülmeyiz.

Biz hep birlikte  Türk Milletiyiz !!

Teşekkürler Banu Avar

Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir.

Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir.

Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir.

Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK