Eğitimde Devrim

Eğitimde Devrim – Tevhid-i Tedrisat Kanunu

“Türkiye dahilindeki bütün müessesatı ilmiye ve tedrisiye Maarif Vekaletine merbuttur.”

Okuduğunuz bu cümle Cumhuriyet’in ilk yıllarında uygulanan ve ülkeyi düzeltmek, kötü gidişatı değiştirmek amacıyla atılan adımlardan sadece birinin ilk maddesidir;

Tevhid-i Tedrisat! Eğitim  öğretim hayatındaki karmaşa ve başıbozukluğu düzeltmek adına çıkartılan kanunda ilk madde özetle şöyledir.”

Türkiye dahilindeki tüm okullar Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlıdır.” Tevhid-i Tedrisat kanunun bu ilk maddesi aslında düzenin habercisidir.

Yeni kurulan ve henüz emekleme döneminde olan Türkiye Cumhuriyeti’nin elbette Osmanlıdan kalma bir eğitim usulü vardır.

Ancak varolan sistem ilim adamı yetiştirmeyen ve medreselerinde sadece dini bilimlerin okutulduğu bir görünüm kazanmıştır.

Osmanlı devletinin son yıllarında bir çok okul tipi görülmekteydi.Eğitimde devrim böylece başladı.

Bu okulların birçoğu dini eğitim vermekle beraber bunun yanı sıra az sayıda olsa da modern okullara da rastlanmaktaydı.

Osmanlının yerli okullarının yanı sıra azınlıklar da kendi okullarını açma ve kendi müfredatlarını belirleme hakkına sahiplerdi.

Bu durum Osmanlıda eğitim sisteminin karma ve işlevselliğini yitirmiş olduğunu gösteriyordu.

Ayrıca bu çok sesli eğitimde modern bir Osmanlı aydını yetiştirmek oldukça zordu. Azınlık okullarının da kendi çıkarları doğrultusunda ve ajanlık faaliyetleri yürüttüğü bilinmektedir.

İşte tüm bu şartların bir araya gelmesiyle, kurulan yeni cumhuriyetin bu eğitim kurumları ile devam etmesi beklenemezdi.

M.Kemal bunu görmüş ve hemen düzeltilmesi için emir vermiştir.

Mustafa Kemal’in daha kurtuluş savaşı yıllarında maarif kongresini toplaması ve “düşmanla mücadele, cehaletle mücadeleden daha zor değildir” sözü bunu çok net bir şekilde ifade etmektedir.

Tevhid-i Tedrisat Kanunu 3 Mart 1924 yılında ilan edilmiştir.

Hemen bu tarihle beraber bir takım önlemler de alınmıştır.

Aynı tarihte çok önemli bir kadar daha alınmış ve Hilafet’e son verilmiştir.

Eğitim üzerindeki din baskısına son verildikten hemen sonra ise modern eğitimin temelleri atılmıştır.

Bunun ilk belirtileri ise kız-erkek aynı sınıflarda eğitimin , yani karma eğitimin başlamasıdır.

İşte bu şartlarda başlayan Türk eğitim macerası günümüze değin aynı doğrultuda varlığını sürdürmüştür.

Selçuk Softa