Deniz Gezmiş Bilinmeyenler 5/5

Deniz Gezmiş Bilinmeyenler 5/5

5.Bölüm: Deniz’in Ders Notları-Arkadaş ve Öğretmenleri

Deniz Gezmiş’in Haydarpaşa Lisesi’nden Arkadaşı Namık Kemal Nomak, Lise Yılları Hakkında Şunları Söylüyor:

“Deniz’in de aramızda olduğu bir fotoğraf çektirmiştik 6 Mayıs 1964 günü.

Kim bilebilir ki, 6 Mayıs 1964 tarihinden tam sekiz sene sonra, 6 Mayıs 1972’de, fotoğraftaki arkadaşlarından birinin asılacağını; akıllara gelir miydi?

Çiçekçi semtindeydi evleri, okula gidip gelirken de birlikteydik.

Çalışkandı, Hatırlıyorum:

Tarih dersi yazılısında çizgili kâğıdın aralıklarına iki satır yazarak arkalı-önlü doldurmuştu.

Bütün cevaplarına karşılık öğretmenimizin verdiği not 7 olmuştu.

Ben de tembel olmamama rağmen aynı dersten 2-3’ten fazla not alamamıştım bütün yıl boyunca, sonra da bütünlemede geçmiştim.

1963–64 ders yılında okuduğum 5 Fen A sınıfında 54 kişinin yalnızca 21’i geçmiş, 33’ü kalmış. Sınıfın 17’si iki yıllıkmış.

Sene sonunda 5’i tasdikname almış, 8 tanesi de belge almış ve kaydı silinmiş.

Ben o yıl doğrudan kalmıştım sınıfta (o yıl yönetmelik değişikliği olmuştu).

Aynı sıralarda okuduğumuz 3986 Deniz Gezmiş, bütünlemede iki dersten geçmiş diğerinden 3 almış.

İtiraz etmiş, kâğıdı tekrar okunduğunda notu 4 olmuş ama sınıf geçebilmek için gerekli 5’e olmamış, kaydını başka okula almış.”

“Sınıf Geçme Defterleri”nden Deniz’in Haydarpaşa Lisesi Birinci Ve İkinci Yarı Yıl Ders Ve Sınıf Geçme Notları Şöyle:

“Okul no:3986,

5 Fen/A Şubesi,

*Türk Dili ve Edebiyatı: 3,4 – (5)

*Felsefe-Sosyoloji: 6,5 – (6)

*Psikoloji: 6,4 – (5)

*Tarih: 4,4 – (5)

*Coğrafya: 6,5 – (6)

*Cebir: 3,2 – (5) / Bütünleme imtihan notu: 5

*Geometri: 4,4 – (5)

*Biyoloji: 3,3 – (5) / Bütünleme imtihan notu: 5

*Fizik: 3,2 – (4) / Bütünleme imtihanı notu:3 (İtiraz etmiş Deniz)- Engel imtihanı notu: 4

*Kimya:7,4 – (6)

*Yabancı Dil: 3,6 – (5)

*Beden Eğitimi: 5, 4 – (5)

*Resim-Sanat Tarihi: 4,3 – (7) / Engel imtihanı notu:7

*Askerlik: 7,7 – (7)

Deniz’in 1963-1964 Dönemi Haydarpaşa Lisesi 5 Fen A Şubesi’nden Bazı Arkadaşları:

*Namık Kemal Nomak,

*M. Yılmaz Kavrayan,

*Kemal Kayadeniz,

*İsmail Güner,

*Nebil Arın,

*E. Lütfü Salur,

*B. Günay Haymanalı,

*Mehmet Haluk Arpat,

*Mustafa Necat Türkay,

*Recep Kılıç,

*Cengiz Boycay,

*S. Mehmet İşbaşar,

*Eşref Alkang,

*Cevdet Günel,

*Mustafa Şahin,

*Mehmet Yafi,

*Zafer Akbaş,

*Bülent Belgesay,

*Akif Akın,

*Tamer Özerdiç,

*Ergül Ardahan,

*Bora Barış,

*Sacit Palas,

*Fahir Malkoç,

*Cihat Erbay,

*K. Rasim Çakın,

*H. Selim Türközü,

*Nadir Yalçıner,

*Aklan Yaz,

*Hüsnü Yolsal,

*M. Turhan Ergün,

*H. İbrahim Esen,

*Nedim Güven,

*S. Rebii Menteş,

*Aziz Şahin,

*Sefer Onur,

*Göksan Zafer,

*Nazif Günal,

*Ata Atun,

*A. Maşuk Hocaoğlu,

*M. Nurdan Dizdar,

*Elvent Bayındır,

*Alaattin Erken,

*Eşref Ünsal,

*Timur Okay,

*Mustafa Özdemir,

*Ali Örmen,

*Hüseyin Çayırlı,

*Harun Raif Dimililer,

*Taner Işın,

*M. Rauf Aktolga,

*Necdet Ertuğrul,

*Rıfat Gübgüb,

*Alaattin Erken.

Haydarpaşa Lisesi’nin Bazı Öğretmenleri:

*Nurettin AKDAĞ (Beden Eğitim),

*Halit AVAN (Biyoloji),

*Altan ÇELİKEL (İngilizce),

*Nahide DAMAR (Edebiyat-Kompozisyon),

*Mürüvvet EZGİ (Fizik),

*Yahya KIZILSÜMER (Fizik),

*Hulusi SAPTÜRK (Sanat Tarihi),

*Şahap SUNTEKİN (Felsefe-Mantık),

*Rasim TAYLAN (Tarih),

*Halil TEKİNALP (Astronomi),

*Ekrem TEZİŞ (Coğrafya),

*Cemal YEŞİLADA (Kimya).

Bilir Koleji

Özel Bilir Koleji’nde Okumuş Olan Fikri Nazif Ayyıldız, Anılarında Bu Okul Hakkında Özetle Şunları Anlatıyor:

“Bilir Koleji, 60’lı yılların ortasında kurulan özel bir okuldu.

Rivayet oydu ki, Kapalıçarşı’da hatırlı bir kuyumcu olan Zeki Bilir, hiçbir okulda dikiş tutturamayan oğlu.

Sedat’ı mezun etmek için, eski bir fabrika binasını satın alıp koleje dönüştürmüştü.

Bu, yalnızca bir söylentiydi elbette.

Eğitim camiasında ‘Fabrika Kolej’ diye anılan bu okul, Deniz Gezmiş’ten Yaman Okay’a.

Savaş Ay’dan bendenize; ipe – dizgine gelmeyen nicelerine kucak açmıştı oysaki…

Okul Müdürü Muzaffer Somay da, velim gibi, tanınmış bir avukattı.

Ağdalı bir Osmanlıca ile öğrencileri edeplendirmekten tuhaf bir keyif alırdı; Allah selamet ya da rahmet eylesin.”

Deniz, Özel Bilir Koleji’nden Lise Diplomasını 29 Eylül 1966 Günü Aldı.

Deniz’in Özel Bilir Koleji Lise Diplomasında İmza Olarak Şu Kişilerin Adı Vardı:

*Milli Eğitim Müdürü adına Zeki Tunç,

*Özel Bilir Koleji Müdürü Veli Orkun,

*Özel Bilir Koleji Müdür Muavini Mehmet Sezgin.

Deniz’in Özel Bilir Koleji diploma numarası: 203.

“İyi derece ile diploma almağa hak kazanmıştır”, ibaresi yar almaktadır Deniz Gezmiş’in diplomasında.

Özel Bilir Koleji, Ilkokul, ortaokul ve lise kısmını kapsıyor, hem yatılı hem de gündüz öğrencisi vardı.

Bu okulu görmek için adresine gittiğimde okulun kapatılmış olduğunu gördüm. İstanbul’un Aksaray semtinde ticaret bölgesinin içinde bir okuldu.

Deniz’in diplomasında adı olan Özel Bilir Koleji Müdürü Veli Orkun, 1331 Tiflis doğumlu bir tarih öğretmeniydi.

Veli Orkun’un iki tarih kitabı vardı.

1- Gemlik Tarihi ve Coğrafyası- yayımlanma tarihi: 1947,

2- Sürmeli Çukuru: Iğdır’ın Tarih ve Coğrafyası -1955

________________________________________

ATATÜRK Köşem-1)

(☆-VATANİ KARANLIĞI PARÇALAYAN, TÜRK, ATATÜRK, CUMHURİYET ÇINARLARIMIZ-☆)

Okumalı/okutmalıyız…

Turhan Feyizoğlu’ nun 18.Eseri; Akıncılar ve AK-Gençlik’ten AKP’ye.

thumbnail_akincilar.jpg

Devrimci gençliği, Ülkücü gençliği yazmıştım. Gençlik hareketinin bir diğer tarafı olan dinci gençlik hareketini de kendi belgeleriyle yazdım.

Kitabı iki bölüm olarak hazırladım. Birinci bölümde: Akıncılar hareketinin düşünsel yapısını ortaya çıkartan hareketler, eylemler.

İkinci bölümde: 78 Kuşağı olarak nitelendirilen kuşağın dönemde yaşadıkları olaylar, bu olaylar karşısında takındıkları tavırlar.

Kitapda dönemin bütün dinci hareketleri değil dinci hareketi o dönem simgeleyen Akıncı Gençlik Hareketi anlatılmaya çalışıldı.

Akıncı Gençler Derneği üyeleri kendilerini: Müslüman gençlik, İslamcı gençlik, mukaddesatçı gençlik olarak da tanımlıyordu.

İslam, Müslümanlık, din hiç kimsenin tekelinde değildir, olamaz da.

Dinler içeriği gereği tüm insanlığa gelmiştir-gönderilmiştir, evrenseldir.

Hz. Muhammed’in ölümünden sonra kendilerini bu şekilde tanımlayanlar arasında ölümcül çelişkiler.

Ortaya çıktı, birbirlerini “İslamcı”, “Müslüman” olmamakla suçladı, kendi aralarında katliamlar yaptı.

Bu nedenle kendilerini bu sıfatla adlandıranları genel anlamda “dinci” olarak tanımlamayı daha uygun buldum.

Bir şeyi belirtmeyi gerekli görüyorum.

Dinci gençlik sadece “Akıncı” dernekleriyle bağlantılı olarak sınırlı değil.

Bu çok kapsamlı bir araştırmayı gerektiriyor.

Bu araştırmada sadece 1975’te resmi olarak kurulmuş ve kendilerini “Akıncı” olarak ifade eden derneğin-derneklerin.

Yasal olarak yansıyan kısmını yayınlanmış belgelerle aktarmaya çalıştım.

Yayımladığım belgeleri, söz konusu derneklerin kendi yayın organlarından aldığım için, doğruluğu bu dernek ve kişileri bağlar.

Ben sadece yayımlanmış belge-bilgileri bulabildiğim kadarıyla derleyip aktarmaya çalıştım.

Politikayı seven bir toplumuz. Doğru bir tavırdır, politkayı sevmek.

Kendi geleceğine sahip çıkmak demektir. Politika tarih bilinciyle yapıldığında ileriye taşır toplumu ve o toplum içinde yaşayan bireyleri.

Barbaros Hasan ULUİNSAN kardeşimin dediği gibi: “Tarih; insanlığın bir çok meselelerini ve insanlığın kurduğu bir çok devleti kayıt altına almıştır.

Tarih sayfaları içinde insanlığa ışık olmuş ve insanlığın taktir ettiği çok uzun asırlar ayakta kalmış günümüze kadar varlığını koruyan hiçbir Devlet bulunmamaktadır.

Mensubu olduğumuz milletimizin de bilinen on altı Devleti kurulmuş ve yıkılmıştır.

İnsanlığın ve milletimin bir ferdi olarak bu başarısızlıktan elem duymaktayım.

Kurulan Devletlerimiz incelendiğinde elde edilen gelenek ve göreneklerimiz ele alındığında.

Milletimizin birlik ve beraberliği için ve insanlığa örnek olabilmek için hep beraberce oluşturabileceğimiz ve yaşatabileceğimiz.

Dünya var oldukça ayakta kalabilecek bir devlet yapısı oluşturabiliriz.

Sarılalım birbirimize, birlikte hareket edelim. Tarihin kaydettiği bütün tecrübeleri inceleyelim.

Asırlar sonucunda elde edilen gelenek ve göreneklerimizin ışığı altında meseleleri ele alalım.

Çoğunluğumuzun destekleyeceği kanunlar oluşturalım ve büyük bir devlet yapısı kuralım.

Bu gayreti gösterebilirsek; tarihin büyük reformistleri olarak başarılı ve mutlu bir millet olarak yaşar ve insanlığa örnek olmuş bir fert olarak ölebiliriz.”

Gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun bir sözü vardır: “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak”, diye.

Bu çalışmam diğer belgesel çalışmalarımda olduğu gibi toplumsal tarih bilincinize önemli bir katkı sağlayacak.

Ansiklopedi gibi kütüphanenizde bu konuda bilgi edinmek istediğinizde bakacağınız bir arşiv kaynağı olacaktır.

Yapılan bir araştırmada 12 Mart 1974-11 Eylül 1980 tarihleri arasında siyasi olarak 5388 vatandaşımız öldürülmüştür.

Bu sayı sadece bulunabilen belgelerle ortaya çıkan sayıdır.

Öldürülen vatandaşlarımızın sayısı çok daha fazladır. Bunun nedenleri saymakla bitmez.

‘78’li yıllarda o kadar çok olay oluyordu ki bunları gazeteler takip edemiyor, yetişemiyordu.

Örgüt içi infazlar-öldürmelerin kamuoyuna yansıması zaten olanaksızdı.

“İllegal” diye çalışan bir örgütün değil cinayetini anlatması örgüt çalışmasını, ilişkisini, bağlantılarını bile açıklaması olanaklı değildir.

Bu örgüt yapılarında bunların açıklanması olanaklı olmadığı gibi örgüt içinde birbirlerini tanıması.

Birbirlerine soru sorması bile olanaklı değildir ki, “illegal” örgüt yapılanması bunu gerektirir.

Adı üzerinde “İllegal-gizli” örgüt.

Böylesine siyasi cinayetlerin işlendiği, iç savaşın yaşandığı bir dönemin ortamını, süreçleri iç ve dış koşullarıyla.

İyi değerlendirilmediği zaman olayların anlaşılması, kavranılması olanaklı değildir.

Kitap, daha çok araştırmacılar için kaynak kitap özelliğindedir.

Avukat-hukukçu Kenan Yıldız duyarlılık gösterdi, “Akıncılar-Akıncı Gençler Davası Gerekçeli Hüküm” dosyasını Server Vakfı yöneticilerinden.

Avukat Mehmet Ali Bulut aracılığıyla buldu, bana ulaştırdı.

Yazar arkadaşım Cumhur Erdin, belge-bilgi olarak katkı sundu.

Turhan Feyizoğlu’ nun Tüm Eserleri-(02/02/2017)

1- Deniz/ Bir İsyancının İzleri,

2- Türkiye’de Devrimci Gençlik Hareketleri Tarihi (1960-68), birinci cilt,

3- Mahir/ On’ların Öyküsü,

4- İbo/ İbrahim Kaypakkaya / İhtilalin Fidanı,

5- Sinan / Nurhak Dağlarından Sonsuzluğa,

6- Fırtınalı Yıllarda Ülkücü Hareket,

7- Fikir Kulüpleri Federasyonu / Demokrasi Mücadelesinde Sosyalist Bir Öğrenci Hareketi,

8- Fırtınalı Yılların Gençlik Liderleri Konuşuyor,

9- Yılmaz Güney / Bir Çirkin Kral,

10- Ahh Marilyn / Marilyn Monroe,

11- İki Adalı-Hüseyin Cevahir ve Ulaş Bardakçı,

12- Mustafa Suphi / Türk Ocağı’ndan Türkiye Komünist Partisi’ne,

13- Bir Paylaşma Planının Perde Arkası / Türkiye 1945,

14- Denizler ve Filistin,

15- Haziran 1970/Türkiye’yi Sarsan İşçi Direnişi,

16- Türkiye Gençlik Hareketleri Tarihi (1944-1974). Beş cilt.,

17-Hüseyin İnan/Erikler Çiçek Açtığı Zaman-Dede,

18- Akıncılar ve AK-Gençlik’ten AKP’ye.

________________________________________

ATATÜRK Köşem-2)

(☆-NUH’UN BOZKURT’U ‘’VATAN/MİLLET’’ ÖĞÜTLÜYOR-☆)

“(…)

ANADOLU’DA KARŞI DEVRİM TEZGAHLANIYOR
Tam Bağımsız Türkiye İçin Mustafa Kemal Yürüyüşü’ne Katılan DÖB’lüler, Yaşadıklarını Tuttukları Günlüğe Not Etti.

O Günlükten Bir Bölümü Aktarmak İsterim:

Gözlemlerimize dayanarak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki;

*Anadolu’da karşı devrim tezgahlanmaktadır. Bunun Alaca’daki son görünümünü herkes bilmektedir.

*Geçtiğimiz bütün kasabalarda imam hatip okulları vardı.

*Bazı yerlerde Risale-i Nur‘lar ücretsiz dağıtılıyordu.

*Çorum‘da “Hakses” adlı gerici bir derginin, adliyede çalışanlara ücretsiz dağıtıldığını gördük.

*İmam hatip okullarında, hatta camilerde yayılan ve derinleşen bu hareket Mustafa Kemal Devrimlerinin, Cumhuriyet’in dayandığı temellere yöneliktir.

Hangi kaynaklardan beslendiği malumdur.
Bu son hareketlerin en belli başlı savunucuları eşraf diye vasıflandırılan mütegallibe takımıdır.

HALK, ÖZÜNDE ATATÜRK’E KARŞI DEĞİLDİR.

FAKAT KENDİ ÜZERİNDE SULTA KURMUŞ GÜÇLERİN HAKKINDAN GELMESİNİ BİLMEMEKTEDİR.

ÇÜNKÜ BU ONA ÖĞRETİLMEMİŞTİR, SORUMLULUK, HALKIN DEĞİL AYDIN GEÇİNENLERİNDİR. (…)”

Turhan Feyizoğlu’ nun 1.Eseri; Deniz/ Bir İsyancının İzleri Kitabından!..

________________________________________

Dipnotlar:

Odatv Diyor Ki;

Biz yazmaktan sıkıldık ama medya yazmaktan sıkılmadı.

Çeşitli Aralıklarla Medyada Görürsünüz:

“Deniz Gezmiş’in ilk kez yayınlanan fotoğrafı”,

“Deniz Gezmiş’in hiçbir yerde olmayan fotoğrafı ortaya çıktı”

Medya bunları yazıyor ancak “Türkiye Sol Hareketi” nin en önemli uzmanlarından Turhan Feyizoğlu’ nu unutuyor!

Odatv, Turhan Feyizoğlu’na bugün birçok sitede “Türkiye’de ilk” diye yayınlanan “Türkiye Sol Hareketi ve Deniz Gezmiş” ile ilgili yazı, fotoğraf vb. ne varsa hepsini sordu. Feyizoğlu’nun cevabı hep aynıydı:

“İlk değil benim arşivimde-kitaplarımda var!”

Odatv-03.01.2014-17:53

Eğer Odatv böyle diyorsa; pekâlâ benim “Deniz Gezmiş hakkında Türkiye’de ilk” diye yazdığım bu bilgilerin kaynağı ne?

Cevap:

Tabii ki; “Türkiye Sol Hareketi ve Deniz Gezmiş” in en önemli uzmanlarından değerli vatani-yazarımız.

Vatani-ağabeyim Turhan Feyizoğlu’nun bana “Türkiye’de İlk Olan Bu Değerli Bilgileri Hediye Etmesidir!..”

Huzurunuzda, kendisine hayatım boyunca aldığım alacağım en değerli hediyelerden birisi olan bu.

Değerli bilgiler için sonsuz teşekkürlerimi sunarım!..

Hasan Kemal Durgut diğer Deniz Gezmiş Bilinmeyenler Yazı Dizisi İçin ↓

Deniz Gezmiş Çocukluğu ve Soyağacı 1.Bölüm

Deniz Gezmiş ve Ailesi 2.Bölüm

Deniz Gezmiş ve Akrabaları 3.Bölüm

Deniz Gezmiş İstanbulda 4.Bölüm

5.Bölümü okudunuz