Deniz Gezmiş Bilinmeyenler 2/5

Deniz Gezmiş Bilinmeyenler 2/5

2.Bölüm: Deniz ve Ailesi

Gezmiş Ailesini Özetle Şöyle Anlatabiliriz:

Baba, Cemil Gezmiş: İlköğretim müfettişi.

Rize’nin İkizdere ilçesine bağlı Cimil köyünden. 1914 yılında doğan Cemil Gezmiş, 23 Haziran 2002’de İstanbul’da yaşamını yitirdi.

Anne, Mukaddes Gezmiş (1921 Zara doğumlu): İlkokul öğretmeni. Erzurum’un Tortum ilçesinden.

Cemil Bey ile Mukaddes Hanım, 21 Aralık 1943’te Erzurum’da evlendi.

Deniz’in iki erkek kardeşi var: Abisi Bora (27 Aralık 1944), kardeşi Hamdi (9 Eylül 1952).

Cemil Gezmiş, Ailesi Hakkında Şu Bilgileri Veriyor:

“Anne tarafından deden, Balkan Savaşı’na askeri lise öğrencisi olarak katılmış, Kurtuluş Savaşı’nda yaralanmış ve İstiklal Madalyası almış şerefli bir subaydır.

Baba tarafından deden, şimdi seni Ermenilikle itham eden zibidilerin var olması için Sarıkamış Muharebesi’nde Moskof ordularına karşı savaşırken esir düşmüş ve üç yıl Sibirya ormanlarında işkence çekmiştir.

Sen bilir misin, Gezmişoğulları Birinci Dünya Savaşı’nda on altı şehit vermiş bir ailedir?

Babanın üç dayısı Erzurum’un geri alınmasında Ermeniler tarafından şehit edilmişti…”

Erzurum Müdafaa-İ Hukuk Cemiyetini Oluşturan Kişiler Şunlardı:

Ulemadan:

*Müftü Solakzâde Sadık,

*Hakkızâde Hacı Fehim,

*Eski Mebus Hoca Raif,

*Müftü Naibi Hacı Hafız,

*Gümrük Mütevellisi Cazım,

*Dere Mahalleli Hafız Osman,

*Hacı Galip,

*Hocazâde Ahmet,

*Hafız Cihan.

Askerlerden:

*Topçu Binbaşısı Faruk,

*Topçu Binbaşısı Ragıp,

*Süvari Binbaşısı Abdurrahim,

*Süvari Binbaşısı Nazım,

*Binbaşı Kadı İbrahim,

*Alay Kâtibi Kara Hacı.

Aydınlardan:

*Albayrak gazetesi sahibi Süleyman Necati,

*Albayrak Müdürü Emekli Yüzbaşı İsmail,

*Emekli Binbaşı Kâzım,

*Emekli Binbaşı Süleyman,

*Dursunbeyzâde Cevat,

*Nâmık Efendizâde Hüseyin,

*Avukat Hüseyin Avni,

*Sabuncuzâde Mustafa,

*Albayrak Okulu muallimi Ömer Raci.

Erzurumlu Memurlardan:

*Maarif Müdürü Saip,

*Sıhhat Müdürü Dr. Şerif,

*Dr. Cimillizâde Salim,

*Dr. Devfik,

*Dr. Sadi Kumbasar,

*Hâkim Kınalızâde Zühtü,

*Hâkim Münir (Alpagut),

*Defterdar Ali,

*Emekli Evrak Müdürü Maksut,

*Baytar Nedim,

*Merkez Baytarı Hüsamettin,

*Evkaf Başkâtibi Talât,

*Maarif Müfettişi Abdurrahim,

*Düyûn-ı Umûmiye Müdürü Refik,

*Düyûn-ı Umûmiye Muhasebecisi Derviş,

*Öğretmen Faik.

Şehrin Diğer İleri Gelenlerinden:

Belediye Reisi Zâkir,

Abdibeyzâde Tahsin,

Nâmık Efendizâde Hadi,

Samed Efendizâde Hakkı,

Kızılbaşoğlu Ragıp,

Kırbaş Fevzi,

Alaftarbaşı Abdurrahim,

Veyis Efendi mahalleli Selâhattin,

Veyis Efendi mahalleli Mehmet,

Yuncalıklı Faruk,

Terekeme Abdullah,

Dere mahalleli Mehmet,

Kavutların Hacı Hafız,

Marancı Tevfik,

Marancı Abdullah,

İliceli Hürrem,

Ahıshalı Tahsin,

Türbederzâde Hakkı Bey ve efendiler.

Mustafa Gezmiş, Bu Konuda Şu Bilgileri Açıkladı:

“Gezmiş ailesi olarak Kurtuluş Savaşı’nda 16 tane şehidimizin olduğu akraba büyüklerinden bize iletilen bilgidir.

Ermeni zulmüne Gezmiş ailesi olarak fazla uğramamışız.

Burada da ailemizin tabii ki diğer yurttaşlarında desteğiyle yaşadığımız o tarihte bölge olan Ovacık bucağına Ermenileri sokmamışlardır.

Ermenilerin Erzurum Aşkale’den İspir bağlantısını kesmelerinde çok büyük katkıları olmuş, bu çatışmada Efraim (Gezmiş) şehit düşmüştür.

Yalnız çıkan çatışmaların sonucudur ki Ermeniler Aşkale’den İspir’e geçememiş ve Erzurum ovasına yönelerek Alaca ve yöresinde katliamlar yapmışlardır.

Bu tarihlerde Gezmişoğulları Ovacık nahiyesi Çıkrıklı köyünde oturmaktadırlar.

Ermenilerin Erzurum’u terketmesi sonucu Deniz’in dedesi Ilıca’ya bağlı Beypınar (eski ismi Öznü) köyüne geçmiştirler.

Çıkrıklı’daysa hiç Ermeni yaşamamıştır.”

Erzurum Teyyare Cemiyeti’nin Kurucusu Tevfik Gezmiş Bey:

Gezmiş ailesi Erzurum’da toplumsal çabalarda da öncülük yaptı. Erzurum barlarının efsanevi bir geçmişi olduğu herkesçe bilinmektedir.

Ancak bu barları su yüzüne çıkaran ilk insan 1934 yılında Erzurum Silah Fabrikası Müdürlüğüne atanan Albay İhsan Yavuzer olmuştur.

Erzurum barlarına özel bir ilgi duyan Yavuzer, ilk iş olarak Erzurum Gücü adında bir spor kulübü kurdu.

Bu kulübün en önemli kolu Bar Kolu oldu.

Bar kolunu, fabrikaya işçi olarak aldığı Efendi, Mevlüt, Nurettin, Küçük Nurettin isimli barcılarla, Ramis Baba isimli davulcudan oluşturdu.

Efendi Beyin de ekip başkanı olduğu bu topluluk Erzurum da ilk Bar ekibidir. 1949 yılında Venedik’te yapılan Uluslararası Halk Dansları yarışmasında Türkiye’yi temsil eden Erzurum Bar ekibi katılır.

Bu yarışmada İhsan Ertugay’ın Çalıştırdığı, Nimet Gezmiş, İhsan Taftalı, Nihal Demiryürek ve Şeref Uludağ’dan oluşan Erzurumlu Barcılar Dünya birincisi oldu.

Aynı ekip 1951 yılında Fransa’da Biarniz, İspanya’da Pampona şehirlerinde yapılan festivallere davet edildiler.

1954 yılında ise Almanya’da yapılan bir festivale katılırlar. Bütün bu festivallerde büyük ilgi görürler.

1954 yılında kurulan Erzurum Halk Oyunları ve Halk Türküleri Derneği’nin Faaliyete geçmesi üzerine dünyaca ünlü bu bar ekibine yeni isimler katıldı.

Bunlar Arasında Muhtar Dursunoglu, Mahmut Baltacıoglu, Natık Yurtlu, Hulusi Seven ve Bahattin Merdal vardır.

Daha sonraki yıllarda Brüksele gönderilen Erkek Bar Ekibini Sedat Gezmiş, Lütfü Aladağ,Fikri Kükürtçü,Cevat Sungur,Muammer Özkavcı, Bahattim Merdal, İlhami Avcıoğlu, kız ekibinide Bilge Gürgün, Varda Gürgün, Gülümser Gözüm, Gülen Gözüm kardeşlerle, Nesrin Ulusoy oluştururlar.

Bunlardan Sonra Bar Ekiplerimiz Şu Yarışmalara Katıldı:

*1965 yılında Tunus-Kartaca Uluslararası Halk Dansları Festivali,

*1970 Japonya-Osaka Fuarı,

*1982 İtalya.
*1949 yılından beri Erzurum Bar Ekibi değişik guruplar halinde yurt dışında uluslararası düzeyde zaman zaman ülkemizi temsil etmiş ve önemli başarılar sağlamışlardır.

Gezmiş Ailesinin Bir Diğer Yönünü Mustafa Gezmiş, Şöyle Açıkladı:

“Deniz’in dedesinin kardeşi olan Tevfik Gezmiş (Tabip  Tevfik bey) Atatürk’ün Erzurum Kurultay çalışmalarında bulunmuş, Erzurum Teyyare Cemiyeti’nin (Mustafa Kemal’in çok önem verdiği bir konudur) kuruculuğunu ve yöneticiliğini yapmış ve Cumhuriyetin ilk Erzurum Baş Tabibi (Sağlık Müdürü)’dir.

Bir dönem Erzurum Cumhuriyet Halk Fırkası’nın başkanlığını yapmış.

Yani aile başından beri hep Kemalist bir çizgide cumhuriyete katkı sağlamış bir ailedir ve Tabip Tefik Bey kendi çocuğu olmadığı için kardeşinin çocuğu olan Cemil Gezmiş’i Deniz’in babasını yanına alarak o okutmuş, yetiştirmiştir.”

________________________________________

ATATÜRK Köşem-1)

(☆-VATANİ KARANLIĞI PARÇALAYAN, TÜRK, ATATÜRK, CUMHURİYET ÇINARLARIMIZ-☆)

Okumalı/okutmalıyız…

Turhan Feyizoğlu’ nun 14.Eseri; Denizler ve Filistin

Deniz Gezmiş Bilinmeyenler 2/5

“Siyonistler Sultan Abdülhamit’ten siyonist hareketin Filistin’e yerleştirilmesini talep etmişler ve reddedilmişlerdir.

Bu nedenle bu tarihsel bağların sorumluluğu Omuzlarınızdadır.“

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Kurulu Başkanı ve Filistin Devrim Konseyi Başkomutanı Yasir Arafat. (1 Nisan 1978’de yaptığı konuşmadan).

Bu yıldönümünde Deniz’leri başka bir yönüyle anlatmaya çalışacağım.

Filistin kurtuluş örgütü ve halkıyla ilişkileri.

O dönemin devrimci gençliğinin karakterini yansıtmak açısından önemli olduğunu düşünüyorum.

Bu yazı dizisinde Filistin sorununu yada Filistin-İsrail arasındaki sorunları değil, 1968-1988 arasında Türk sol hareketleriyle Filistin kurtuluş örgütleri arasında yaşanan  ilişkiler hakkında, 2005 yılı Mayıs ayının ilk haftasında, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Başbakanının İsrail’e yaptığı ziyaret ertesinde bu konuda neler yapılmış kısaca bir hatırlatma yapmaya çalışacağız.

Biz, Osmanlı İmparatorluğu Devleti’nin bakiyesiyiz. Osmanlı İmparatorluğu Devleti’nin emperyalist işgalci güçlerin saldırısı sonucu yıkılmasıyla Osmanlı İmparatorluğu’ndan 26 devlet ortaya çıkmıştı. Bunun sıkıntıları halen devam etmektedir.

Türkler bu topraklar üzerinde binlerce yıldır yaşamış ve burada yaşayan halkları yönetmiş.

Günümüzde yaşanan sıkıntılar nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden tarihte üstlendiği bu misyonunu haksızlığa uğrayanlar tarafından yeniden bu misyonunu üstlenerek yerine getirerek sorunları çözmesi istenmekte, beklenilmektedir.

O topraklarda geçmişte yaşamış, halen yaşamakka olan binlerce Türk vatandaşı var.

İngiltere’nin Osmanlı İmparatorluğu Devleti’nin yönettiği Filistin bölgesini Birinci Dünya Savaşi’nın sonunda bölgeyi işgal etmesiyle sorunlar başladı.

Her yerde kan görülmeye başlandı.

Filistin’i 1920’den itibaren yöneten İngiltere, 1947’de Birleşmiş Milletler’e devretti.

19. yüzyıldan beri bölgeye göçeden Yahudiler, işgal ettikleri Filistin toprakları üzerinde 14 Mayıs 1948’de, „İsrail“ devletini ilan etti.

Türkiye, İsrail’i 30 devletin tanımasının ardından 28 Mart 1949’ta tanıdı. 9 Mart 1950’de iki ülke arasında ilk diplomatik ilişki kuruldu.

Filistinliler de kendi topraklarındaki işgale karşı direnişe başladı; haklarını aramak için her türlü yolu denedi. Çalışmamızın, biraz da bu tarihsel arka plana dayandığını anımsatmak isterim.

Turhan Feyizoğlu’ nun Tüm Eserleri-(02/02/2017)

1- Deniz/ Bir İsyancının İzleri,

2- Türkiye’de Devrimci Gençlik Hareketleri Tarihi (1960-68), birinci cilt,

3- Mahir/ On’ların Öyküsü,

4- İbo/ İbrahim Kaypakkaya / İhtilalin Fidanı,

5- Sinan / Nurhak Dağlarından Sonsuzluğa,

6- Fırtınalı Yıllarda Ülkücü Hareket,

7- Fikir Kulüpleri Federasyonu / Demokrasi Mücadelesinde Sosyalist Bir Öğrenci Hareketi,

8- Fırtınalı Yılların Gençlik Liderleri Konuşuyor,

9- Yılmaz Güney / Bir Çirkin Kral,

10- Ahh Marilyn / Marilyn Monroe,

11- İki Adalı-Hüseyin Cevahir ve Ulaş Bardakçı,

12- Mustafa Suphi / Türk Ocağı’ndan Türkiye Komünist Partisi’ne,

13- Bir Paylaşma Planının Perde Arkası / Türkiye 1945,

14- Denizler ve Filistin,

15- Haziran 1970/Türkiye’yi Sarsan İşçi Direnişi,

16- Türkiye Gençlik Hareketleri Tarihi (1944-1974). Beş cilt.,

17-Hüseyin İnan/Erikler Çiçek Açtığı Zaman-Dede,

18- Akıncılar ve AK-Gençlik’ten AKP’ye.

________________________________________

ATATÜRK Köşem-2)

(☆-NUH’UN BOZKURT’U ‘’VATAN/MİLLET’’ ÖĞÜTLÜYOR-☆)

“(…)

“Hiç­bir Ha­kim Mus­ta­fa Ke­ma­l’­i Yar­gı­la­ya­ma­z”
24 dev­rim­ciy­di Sam­su­n‘­dan yo­la çı­kan…
Bir avuç­ken gün geç­tik­çe de­niz ola­cak­lar, ka­la­ba­lık­la­şa­cak­lar­dı.
Ne­şe­li, inanç­lı, dim­dik­ti­ler.
El­le­rin­de;

“Tam Ba­ğım­sız Tür­ki­ye İçin Mus­ta­fa Ke­mal Yü­rü­yü­şü­

ya­zı­lı bez pan­kart var­dı.
20 ki­lo­met­re yü­rü­müş­ler­di ki, ön­le­ri ke­sil­di. 15 po­lis, ka­nun­suz yü­rü­yüş yap­tık­la­rı id­di­asıy­la genç­le­ri Sam­sun Em­ni­yet Mü­dür­lü­ğü’ne gö­tür­dü. O ge­ce­yi ka­ra­kol­da ge­çir­di­ler. Ka­rar­lıy­dı­lar, yol­la­rın­dan dön­me­ye­cek­ler­di.
Er­te­si gün sa­bah sa­at­le­rin­de ad­li­ye­ye sevk edil­di­ler.
Ha­kim kar­şı­sı­na çı­kan öğ­ren­ci­ler­den Boz­kurt Nu­hoğ­lu du­ruş­ma­da;

 “Sa­yın yar­gı­cım, bu­ra­da bi­zi, 24 gen­ci de­ğil, Mus­ta­fa Ke­ma­l’­i, O’­nun il­ke­le­ri­ni yar­gı­lı­yor­su­nu­z”

de­di.
Yar­gıç bu ka­rar­lı söz­ler kar­şı­sın­da elin­den ka­le­mi bı­ra­ka­rak;

“Ne bu­gün, ne de bu­gün­den son­ra hiç­bir ha­kim, Mus­ta­fa Ke­ma­l’­i ve O’­nun il­ke­le­ri­ni yar­gı­la­ya­ma­z”

de­di ve Mus­ta­fa Ke­mal Ata­tür­k’­e bağ­lı­lı­ğı­nı be­lirt­tik­ten son­ra du­ruş­ma­yı er­te­le­di.
Ser­best­ti­ler. Pes et­me­yip, tür­kü­ler­le marş­lar­la de­vam et­ti­ler yü­rü­yü­şe. Kam­yon­lar­dan yo­la dö­kü­len pan­car­la­rı top­la­yıp yi­yor­lar­dı.
He­def­le­ri gün­de or­ta­la­ma 60 ki­lo­met­re yü­rü­mek­ti.
Yol­da en bü­yük des­te­ği öğ­ret­men­ler­den al­dı­lar. Köy­lü­ler da­ha yir­mi­li yaş­la­rın ba­şın­da­ki bu ay­dın­lık genç­le­ri ev­le­rin­de ağır­la­dı, er­zak yar­dı­mın­da bu­lun­du; genç­ler de on­la­ra mem­le­ke­tin so­run­la­rı­nı an­lat­tı.
Hat­ta…
Ço­ru­m’­un Ala­ca İl­çe­si’n­de ge­ri­ci­ler ta­ra­fın­dan par­ça­la­nan Ata­türk büs­tü­nün in­şa­atı­na taş ta­şı­dı­lar.
Gün geç­tik­çe 24 sa­yı­sı art­tı; baş­ta FKF ol­mak üze­re di­ğer genç­lik ör­güt­le­ri de yü­rü­yü­şe ka­tıl­ma­ya baş­la­dı.
“Dar­be ya­pa­cak­la­r”
Yü­rü­yüş de­vam et­tik­çe de­di­ko­du­lar da art­ma­ya baş­la­dı. (…)”

Devamı 3.Bölümde…

Turhan Feyizoğlu’ nun 1.Eseri; “Deniz/ Bir İsyancının İzleri” Kitabından!..

________________________________________

Dipnotlar:

Odatv Diyor Ki;

Biz yazmaktan sıkıldık ama medya yazmaktan sıkılmadı.

Çeşitli Aralıklarla Medyada Görürsünüz:

“Deniz Gezmiş’in ilk kez yayınlanan fotoğrafı”,

“Deniz Gezmiş’in hiçbir yerde olmayan fotoğrafı ortaya çıktı”

Medya bunları yazıyor ancak “Türkiye Sol Hareketi” nin en önemli uzmanlarından Turhan Feyizoğlu’ nu unutuyor!

Odatv, Turhan Feyizoğlu’na bugün birçok sitede “Türkiye’de ilk” diye yayınlanan “Türkiye Sol Hareketi ve Deniz Gezmiş” ile ilgili yazı, fotoğraf vb. ne varsa hepsini sordu. Feyizoğlu’nun cevabı hep aynıydı:

“İlk değil benim arşivimde-kitaplarımda var!”

Odatv-03.01.2014-17:53

Eğer Odatv böyle diyorsa; pekâlâ benim “Deniz Gezmiş hakkında Türkiye’de ilk” diye yazdığım bu bilgilerin kaynağı ne?

Cevap:

Tabii ki; “Türkiye Sol Hareketi ve Deniz Gezmiş” in en önemli uzmanlarından değerli vatani-yazarımız, vatani-ağabeyim Turhan Feyizoğlu’nun bana “Türkiye’de İlk Olan Bu Değerli Bilgileri Hediye Etmesidir!..”

Huzurunuzda, kendisine hayatım boyunca aldığım alacağım en değerli hediyelerden birisi olan bu değerli bilgiler için sonsuz teşekkürlerimi sunarım!..

Hasan Kemal Durgut diğer Deniz Gezmiş Bilinmeyenler Yazı Dizisi İçin ↓

Deniz Gezmiş Çocukluğu ve Soyağacı 1.Bölüm

2.Bölümü okudunuz

Deniz Gezmiş ve Akrabaları 3.Bölüm

Deniz Gezmiş İstanbulda 4.Bölüm

Deniz Gezmiş Ders Notları 5.Bölüm