Basın ve Sansür İlişkisi

Basın ve Sansür İlişkisi

Sansür kelimesi bir şeyleri örtbas etmek veya tam manasıyla, olduğu gibi göstermemek demektir.

Adını ise Roma’da cencor adı verilen memurlardan almaktadır.

Bu memurların görevi vatandaşlar hakkında bilgi toplamak ve bu bilgileri sistematik bir şekilde kaydetmektir.

İşin bit eniği dediğimiz kısmı ise bu cencor denilen memurların topladığı bilgiler  senatörlere seçim zamanlarında satması ve seçilmesini istemediklerin kişilere karşı kullanmalarıdır.

Bu manası ile istenmeyen kişileri uzak tutmak için kullanılan bilgileri tutan memurların ismi olan cencor kelimesi günümüze kadar değişime uğramış ve bu günkü manasını kazanmıştır.

Peki sansür ülkemizde neden ve nasıl icra edilmektedir? Öncelikle belirtmek gerekir ki sansür iki aşamalı bir sisteme sahiptir.

Biri haber yapıldıktan sonra yapılan sansürdür diğeri ise haber yapılmadan önce yapılan sansürdür.

Haber kuruluşları haber toplarken ve bu haberleri yayına hazırlarken bir takım denetilerden geçirirler.

Bu denetim aşamasında yayın organının politikasını aşmayacak haberler yapılmasına dikkat edilir.

Söz gelimi iktidarı destekleyen bir gazetede iktidar karşıtı yazılar göremezsiniz.

Eğer bu gazeteye yardım amacıyla iktidar karşıtı bir yazı gönderirseniz doğruluğunu ıspatlasanız dahi yayınlanmayacaktır.

Bu örneği iktidar olmayan partiler ve bunlar ıdestekleyen gazeteler için de vermek mümkündür.

Bunun yanı sıra bazı haberlerin toplumsal yaralar açma ve toplumsal hareketlere neden olma eğilimi olabilmektedir.

Böyle durumlarda kamu yararı gözetilerek haberlere sansür uygulanabilmektedir.

Kısacası ülkemizde ve dünyada bir çok şey gerçekleşir ve biz bunların bazılarını duymayız bile!

İkinci tür sansür ise haber değeri taşıyan yayınların ilanı sırasında veya ilanından sonra yapılan sansürdür.
Haber yapılırken bir takım değişikliklere uğratılabilir veya tamamen farklı bir şekilde lanse edilebilir.

Bunu haber yapıldıktan sonra yapılan geri çekmeler ve tekzipler takip edebilir.

Yayın organı hangi politik veya içtimai görüşe sahip ise haberlerinin ve yayınlarını bu doğrultuda yapmakla mükelleftir.

Sansürleme mekanizmasının sadece çıkarlar doğrultusunda kullanıldığını söylemek ise yanlış olacaktır.

Bir çok durumda gazeteler ve haber kanalları kendi yayın politikalarını gözetirler ve bu bir realitedir.

Mamafih bu yayın kuruluşları salt çıkar ilişkisi üzerine yayınlar yapmazlar.

Yapılan yayınların sadece %20’lik bir kısmı özellikle ve kasıtlı olarak bazı düşünceleri toplumda yaymak ve empoze etmek  amacıyla yapılmaktadır.

Bunun haricindeki yayınlar içtimai ve toplumsal hayatı ilgilendiren ve sadece “haber” niteliği taşıyan olaylardan ibarettir.

Ama öyle durumlar vardır ki kendi içinde sadece küçük bir olay olsa da bir çok küçük olay bi araya gelerek bazılarının büyük fikirlerine meze olabilmektedir.

Türkiye ‘de basın ve yayın üzerinde sansür ileri boyuttadır ve bu durum ülkemizde gerçekleşen olağandışı faaliyetlerle doğru orantılıdır.

Velhasıl-ı kelam basında sansür her zaman olacak ve  insanlardan bir şeyler mutlaka gizlenecektir.

Sizlere düşense gerçeklerin arayışında olmaktır.

Sevgiyle kalın. . .

Kaynak : http://bihabermedya.com/basin-ve-sansur-iliskisi/